E-ISSN 2587-0610

Quick Search




Laparosc Endosc Surg Sci : 25 (2)

Volume: 25  Issue: 2 - 2018

RESEARCH ARTICLE
1.Laparoscopic surgery for gastric tumor: a single-center experience
Oktay Karaköse, Servet Karagül, Mehmet Aslan
doi: 10.14744/less.2018.82787  Pages 43 - 46 (57 accesses)
GİRİŞ ve AMAÇ: Minimal invaziv cerrahi açık cerrahiye karşı getirdiği üstünlükler ile son yıllarda giderek artan oranda tercih edilmektedir. Mide kanserinde teknik zorluklarından kaynaklanarak uygun onkolojik sonuçların elde edilemeyeceği endişesi yaşansada, başta Uzak Doğu öncülüğünde laparoskopik gastrektomi her geçen yıl açık gastrektomiye daha fazla tercih edilmektedir. Bu çalışma ile kliniğimizde mide tümörü nedeni ile yaptığımız laparoskopik gastrektomi sonuçlarını paylaşmak istedik.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Eylül 2016-Nisan 2018 tarihleri arasında kliniğimizde gerçekleştirilen laparoskopik mide tümör cerrahisi ameliyatları, postoperatif sonuçlar açısından geriye dönük incelendi. Hasta özellikleri, tümör özellikleri, cerrahi yaklaşım, uygulanabilirlik-güvenilirlik, postoperatif takip ve onkolojik sonuçlar açısından değerlendirildi.
BULGULAR: Toplam 66 hastaya mide tümörü nedeni ile gastrektomi uygulandı. Bunların 19'u laparoskopik cerrahi tedavi idi. 9 hastaya Laparoskopik total gastrektomi, 8 hastaya laparoskopik distal gastrektomi, 2 hastaya laparoskopik wedge rezeksiyon yapılırken; bunların 16’sına D2 lenf nodu diseksiyonu uygulandı. Cerrahi sınır ve lenf nodu sayısı onkolojik prensiplere uygun bulundu. Postoperatif dönemde; 2 hastada mortalite gelişirken, 1 hastada anastomoz kaçağı gelişti. Ortalama hastanede yatış 9,8 gün; ortalama takip süresi 9,1 ay idi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Vaka sayımız az, takip süremiz kısa olmakla beraber; mide tümörlü hastalarda laparoskopik cerrahinin açık cerrahide elde edilen sonuçlara ve onkolojik prensiplere uygun olarak yapılabileceği kanaatindeyiz.
INTRODUCTION: The advantages of minimally invasive surgery compared to open surgery have led to increased use in recent years. Although there are concerns that the appropriate oncological results may not be obtained in cases of stomach cancer as a result of technical difficulties, a laparoscopic gastrectomy is often preferred to open gastrectomy. The Far East is currently leading in this field. The aim of this paper was to share the results of laparoscopic gastrectomy performed for stomach tumors.
METHODS: A retrospective study was performed of patients who had a laparoscopic gastrectomy for a gastric tumor in 1 clinic between September 2016 and April 2018. Patient characteristics, tumor features, surgical approach, postoperative follow-up, and oncological outcomes were evaluated.
RESULTS: Gastric resection was performed in 66 patients. Laparoscopic surgery was performed in a total of 19 patients. Nine patients underwent laparoscopic total gastrectomy, 8 patients underwent laparoscopic distal gastrectomy, and laparoscopic wedge resection was performed in 2 cases. In 16 patients, D2 dissection was performed. The surgical margin and lymph node number were found to be compatible with oncology principles. In the postoperative period, mortality occurred in 2 patients, and anastomosis leakage in 1 patient. The mean length of stay in hospital was 9.8 days and the mean follow-up period was 9.1 months.
DISCUSSION AND CONCLUSION: Although the number of cases was small and the follow-period was short, the results obtained from laparoscopic surgery applied to patients with a stomach tumor were considered to be compatible with those of open surgery and with oncology principles.

2.Evaluation of operative complications in obese patients who underwent laparoscopic sleeve gastrectomy: Single-center experience
Emrah Cengiz, Arif Emre, Ahmet Necati Şanlı, Mehmet Sertkaya, Ertan Bülbüloğlu
doi: 10.14744/less.2018.00710  Pages 47 - 53 (40 accesses)
GİRİŞ ve AMAÇ: Kliniğimizde obezite tedavisinde laparoskopik sleeve gastrektomi uygulanan hastalarda cerrahi sırasındaki ve sonrasındaki komplikasyonları araştırmak
YÖNTEM ve GEREÇLER: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda Nisan 2008 - Haziran 2016 tarihleri arasında obezite tanısı ile bariyatrik cerrahi uygulanan tüm hastaların demografik ve klinik verileri hastane bilgi sistemi ve hasta dosyaları gözden geçirilerek retrospektif olarak incelendi. Laparoskopik sleeve gastrektomi uygulanan 431 hastada operasyon sırasındaki ve sonrasındaki komplikasyonlar incelendi. Komplikasyonlar peroperatif ve postoperatif olarak ayrıldı. İlk 30 gün içindeki ölümler operasyonel mortalite olarak kabul edildi

BULGULAR: 13 hastada hemoraji ve 2 hastada anastomoz kaçağı perioperatif komplikasyon olarak saptandı. 51 hastada bir ya da daha fazla komplikasyon postoperatif olarak gelişti. Hastaların 20'sinde hemoraji, 12'sinde anastomoz kaçağı, 12'sinde pnömoni, 10'unda intraabdominal abse, 5'inde yara yeri enfeksiyonu, 2'sinde pulmoner emboli, ince barsak nekrozu, portal ven trombozu, miyokard infarktüsü, bir hastada ince barsak perforasyonu vardı. Postoperatif mortalite 6 hastada (% 1,39) görüldü.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Laparoskopik sleeve gastrektominin, günümüz koşullarında elde edilen sonuçlar açısından uygun obez hasta grubunda en sık uygulanan ve popüler cerrahi prosedür olduğunu söyleyebiliriz. Fakat herhangi bir cerrahi prosedür gibi, laparoskopik sleeve gastrektominin tamamen masum bir prosedür olduğunu söyleyemeyiz.
INTRODUCTION: The complications experienced during and after surgery in patients who underwent laparoscopic sleeve gastrectomy for obesity treatment in 1 clinic were analyzed.
METHODS: The demographic and clinical data of all patients who underwent bariatric surgery with the diagnosis of obesity in the Kahramanmaras Sütçü İmam University Faculty of Medicine General Surgery Department between April 2008 and June 2016 were examined retrospectively by reviewing the hospital information system and patient files. Complications experienced during and after the operation were examined in 431 patients who underwent laparoscopic sleeve gastrectomy. The complications were divided into peroperative and postoperative types. Deaths within the first 30 days were considered operational mortality.
RESULTS: Hemorrhage was detected in 13 patients and anastomosis leakage in 2 patients as a perioperative complication. In 51 patients, 1 or more complications developed postoperatively. In all, 20 patients experienced hemorrhage, 12 had anastomotic leakage, 12 had pneumonia, 10 had intra-abdominal abscess, 5 had a wound infection, 2 had a pulmonary embolism, and small bowel necrosis, portal vein thrombosis, myocardial infarction, and small bowel perforation was each seen in 1 patient. Postoperative mortality was observed in 6 patients (1.39%).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Laparoscopic sleeve gastrectomy is currently the most common, popular surgical procedure in the appropriate obese patient group in terms of results. Like any surgical procedure, however, it cannot be said that laparoscopic sleeve gastrectomy is completely free of the risk of complications.

3.Comparison of the results of early and elective laparoscopic cholecystectomy in Oltu State Hospital: a retrospective 3-year study
Necip Altundaş
doi: 10.14744/less.2018.44127  Pages 54 - 58 (31 accesses)
GİRİŞ ve AMAÇ: İlçe devlet hastanelerinde de uygulanabilen, ciddi komplikasyonları olan ve bu komplikasyonları merkez haline gelmiş hastanelerde tecrübeli cerrahlarca tedavi edilen laparoskopik kolesistektomi (LK) vakalarımızı, deneyimlerimizi ve komplikasyonlarımızı paylaşmayı amaçladık.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Haziran 2015-Şubat 2018 tarihleri arasında 100 yataklı ilçe devlet hastanemizde elektif ve acil şartlarda yapılan LK vakaları geriye dönük olarak, hastaların demografik özellikleri, sistemik bir hastalığı olup olmadığı, klinik ve laboratuvar bulguları, radyolojik inceleme bulguları; açığa geçiş, hastanede kalış süresi ve komplikasyonları açısından incelendi.
BULGULAR: Bu tarihler arasında ameliyat edilen 14 hasta çalışmaya dahil edildi 115 (%80,9)’ i kadın, 27 (%19.1)’ si erkekti. Ortalama yaş 49,31 (17-75) di. Hastaların 35 (24,6%)’ine akut kolesistit nedeniyle erken dönemde LK yapıldı. Ortalama cerrahi süresi elektif LK’lerde 49,01 dakika (30-120), acil LK’lerde 86,6 dakika (45-180), açığa geçilen hastalarda 152 dakika (120-185) idi. Hastane yatış süresi elektif hastalarda ortalama 3,4 gün (2-10), acil LK’ de ortalama 4,6 gün (3-5) olup; açığa geçilen ve acil LK yapılan hastalarda ameliyat süresi ve yatış süresinin uzadığı görüldü. Akut kolesistit nedeni ile LK yapılan hastaların 5’inde (14,2%) diseksiyon zorluğu, hepatosistik üçgenin izole edilememesinden dolayı, elektif şartlarda LK yapılan hastaların ise 1’inde (%0,94) kanama nedeni ile açık cerrahiye geçildi. Tüm hastaların sadece 1’inde (% 0,7) intraoperatif safra yolu yaralanması görüldü ve hasta ileri merkeze sevk edildi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: LK, ilçe devlet hastanelerinde yeterli laparoskopik deneyime, tecrübeye, ekipmana ve yardımcı sağlık personeline sahip olunduğunda güvenilir bir şekilde uygulanabilir. Komplikasyon durumlarında ise vakaların Hepato-Pankreato-Biliyer cerrahinin uygulandığı daha ileri merkezlere yönlendirilmesinin, morbidite ve mortalite açısından daha yararlı olacağı düşüncesindeyiz
INTRODUCTION: The objective of this study was to present the experience of 1 center with early and elective laparoscopic cholecystectomy (LC), which can be performed in state hospitals but requires further specialized treatment when serious complications develop.
METHODS: Cases of LC performed as an elective or an emergency procedure in a 100-bed county state hospital between June 2015 and February 2018 were retrospectively reviewed. Patient demographic characteristics; the presence of systemic disease; clinical, laboratory, and radiological findings; transition to open surgery; duration of hospital stay; and complications were analyzed.
RESULTS: A total of 142 patients were included in the study, of which 115 (80.9%) were female and 27 (19.1%) were male. The mean age of the patients was 49.31 years (range: 17–75 years). LC was performed early in 35 patients (24.6%) due to acute cholecystitis. The mean duration of surgery was 49.01 minutes (range: 30–120 minutes) for an elective LC, 86.6 minutes (range: 45–180 minutes) for an early LC, and 152 minutes (range: 120–185 minutes) for open surgery. The duration of hospitalization averaged 3.4 days (range: 2–10 days) for elective patients and 4.6 days (range: 3–5 days) for emergency cases. The duration of surgery and hospital stay were extended in patients who underwent early LC or open surgery compared with elective cases. The LC cases that were converted to open surgery included 5 acute cholecystitis patients (14.2%) with difficult dissections and 1 in which the hepatocystic triangle could not be isolated. One elective LC (0.9%) was also transitioned to open surgery due to hemorrhage. Intraoperative biliary injury was encountered in only 1 patient (0.7%) who was subsequently referred to an advanced hospital center.
DISCUSSION AND CONCLUSION: LC can be reliably performed in county state hospitals when there is adequate laparoscopic experience, knowledge, equipment, and assistant health personnel available. In cases of complications, directing those patients to more advanced centers where hepato- pancreato-biliary surgery is performed is thought to be beneficial regarding morbidity and mortality.

4.The relationship between early postoperative pain and intraperitoneal residual gas after laparoscopic cholecystectomy
Abdullah Özgönül, Metin Yalçın, Volkan Öter, Faik Tatlı, Yusuf Yücel
doi: 10.14744/less.2018.09327  Pages 59 - 63 (31 accesses)
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışma laparoskopik kolesistektomi (LK) hastalarının postoperatif erken dönem de abdominal ağrılarının abdominal rezidüel gaz hacmi ile ilişkisini araştırmak ve aynı zamanda rezidüel gazların farklı yollarla drenajının abdominal ve omuz ağrısına etkisini araştırmak amacıyla planlandı
YÖNTEM ve GEREÇLER: Çalışmaya elektif LK geçiren 63 hasta dahil edildi. Hastalar eşit sayıda üç gruba ayrıldı. Tüm hastalara diyafram altındaki rezidü gaz miktarını belirlemek için postoperatif 6. saatte postero-anterior akciğer grafisi çekildi. Postoperatif omuz ve karın ağrısı vizüel analog skala (VAS) kullanılarak değerlendirildi.
BULGULAR: Hastalar arasında yaş, kilo, cinsiyet veya cerrahi süre ile ilgili anlamlı fark saptanmadı. VAS skorları kullanarak üç grubun omuz ve karın ağrısını karşılaştırdığımızda, aspiratör ile aspirasyon yapılan LK grup ile sadece LK yapılan grup arasında ameliyat sonrası ilk saatte istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu. 6. saatte gaz hacimlerini karşılaştırdığımızda, aspirasyonlu LK grubunun diğer iki gruba göre anlamlı derecede düşük hacimler gösterdiği bulundu (p <0.05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: LK sonrası abdominal gazın tamamen aspire edilmesi, postoperatif erken dönemde sık görülen sırt ve omuz ağrısını azaltarak hasta konforunu artıracaktır.
INTRODUCTION: This study was designed to investigate the relationship between laparoscopic cholecystectomy (LC) patients’ abdominal residual gas volume and abdominal pain in the early postoperative period, and to investigate the effect of draining the residual gas in different ways on abdominal and shoulder pain.
METHODS: The study included 63 patients who were undergoing an elective LC. The patients were divided into 3 groups of equal number: a simple LC group, in which carbon dioxide was drained from the abdomen without any further treatment; an LC with aspiration group; and an LC group with a drain placed in the gallbladder bed after the procedure. Posteroanterior chest radiography was performed on all of the patients at the sixth postoperative hour to determine the amount of residual gas under the diaphragm. Postoperative shoulder and abdominal pain were evaluated using the visual analogue scale (VAS).
RESULTS: There were no significant differences related to age, weight, sex, or surgical duration. There was a statistically significant difference at the first postoperative hour between the group that had only an LC and the LC with aspiration group when the VAS shoulder and abdominal pain scores of the 3 groups were compared. When the gas volume at the sixth hour was compared, the LC with aspiration group was found to demonstrate a significantly smaller volume than the other 2 groups (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Fully aspirating the gas in the abdomen after LC will increase patient comfort by reducing back and shoulder pain commonly observed in the early postoperative period.

5.Direct trocar entry for laparoscopy safety and efficiency
Serap Ulusoy, Mehmet Özer, Ibrahim Kılınç, Ömer Parlak
doi: 10.14744/less.2018.87609  Pages 64 - 66 (31 accesses)
GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmada laparoskopik cerrahide pnömoperitoneum oluşturmak için kullanılan Direkt trokar giriş yönteminin güvenliğini ve etkinliğini araştıracağız.
YÖNTEM ve GEREÇLER: 1 Ocak-31 Aralık 2014 tarihleri arasında laparoskopik cerrahide direkt olarak trokar girişi yapılan olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmalarımız güvenilirlik ve verimlilik açısından literatürle karşılaştırılmıştır.
BULGULAR: Orijinal laparoskopik prosedürler 1200 hastaya dayanıyordu, ancak diğerlerinde abdominal cerrahi öyküsü vardı ve adezyon riskleri vardı, bu nedenle çalışmaya sadece 1152 hasta dahil edildi. 1152 hastanın 50'sinde obezite faktörü nedeniyle direkt trokar yöntemiyle yapılan başarısız giriş nedeniyle 50 hasta çalışmadan çıkarıldı. 1102 hastanın geriye kalanında dört hastada cilt hematomu, ekimoz ve omentumda kanama vardı. Bu hastadaki laparoskopik işlem omentum kanaması nedeniyle durduruldu. Çalışmada başka komplikasyon görülmedi.
TARTIŞMA ve SONUÇ: Abdominal cerrahi öyküsü olmayan hastalarda laparoskopi, direkt trokar yöntemi kullanılarak güvenli ve etkin bir şekilde yapılabilir.
INTRODUCTION: This study is an examination of the safety and efficiency of the direct trocar entry method used to create pneumoperitoneum in laparoscopic surgery.
METHODS: Between January 1, 2009 and December 31, 2014, our clinic retrospectively evaluated cases in which a direct trocar entry method was used to create pneumoperitoneum in laparoscopic surgery. The results were compared with those reported in the literature in terms of reliability and efficiency.
RESULTS: Of a total of 1200 patients who underwent laparoscopic surgery, 1152 patients were included in this study due to exclusion for a history of abdominal surgery and risks of adhesion. Among the 1152 patients, 50 had to be removed from the study as a result of unsuccessful entry using the direct trocar method due to the patient’s obesity factor. In 4 patients of the 1102, there was under skin hematoma and ecchymosis (bruising of the skin), and 1 had bleeding in the omentum. The laparoscopic procedure on this patient had to be terminated due to the bleeding in the omentum. There were no other complications seen in the study group.
DISCUSSION AND CONCLUSION: A laparoscopic procedure using the direct trocar method is safe and efficient for patients who have no history of abdominal surgery.

CASE REPORT
6.Splenic infarction after laparoscopic sleeve gastrectomy
Ismail Ertuğrul, Faik Yaylak, Merve Şenkul, Eray Atlı, Ali Tardu
doi: 10.14744/less.2018.97759  Pages 67 - 69 (34 accesses)
Giriş
Laparoskopik sleeve gastrektomi obezite için sık uygulanan bir yöntemdir ve komplikasyonu çok iyi tanımlanmıştır. Bu olgu sunumunda laparoskopik sleeve gastrektomi sonrası ortaya çıkan dalak infarktı sunulmuştur.
Olgu
32 yaşındaki kadın hastaya vücut kitle indeksi 41 olması nedeniyle laparoskopik sleeve gastrektomi planlandı. Postoperatif ikinci gün hastada sol taraflı torasik ağrı ve ateş ortaya çıktı. İntravenöz kontrastlı üst batın tomografisi dalak üst polde infarkt ile uyumlu idi. Hasta antibiyotik ve aneljezikler ile konservatif yaklaşım ile tedavi edildi. Postoperatif altıncı gün taburcu edildi. Bir ay sonraki kontrolde hastanın şikayeti yoktu. Tomografi kontrolünde infarkt alanının küçülerek regrese olduğu gözlendi.
Sonuç
Laroskopik sleeve gastrektomi sonrası ortaya çıkan dalak infarktı nadir bir erken cerrahi komplikasyondur. Tanı klinik bulguların tomografi ile birlikte değerlendirilmesi ile konabilir. Konservatif yaklaşım çoğu hasta için uygun ve yeterli olacaktır. Bizim vakamızda laparoskopik görüntülerin retrospektif incelemesinde kısa gastrik damarların divizyonu sonrası iskemik alanın ortaya çıktığı izlenmiştir.
Laparoscopic sleeve gastrectomy is a common procedure for obesity with well-defined complications. This case report describes a splenic infarction observed after a laparoscopic sleeve gastrectomy performed in a 32-year-old female patient with a body mass index of 41 kg/m2. On the postoperative second day she presented with left-sided thoracic pain and fever. Intravenous contrast-enhanced computed tomography (CT) revealed a splenic infarction in the upper pole. The patient was treated conservatively with antibiotics and analgesics. She was discharged on the postoperative sixth day. One month later, patient was symptom-free at the control visit. A follow-up CT demonstrated regression on the infarction side with minimal residue. Splenic infarction after laparoscopic sleeve gastrectomy is a rare, early surgical complication. Diagnosis is made with confirmation of clinical signs using CT. Conservative treatment is adequate for most patients. In our case, a retrospective review of the laparoscopic images revealed the ischemic areas after the division of the short gastric vasculature.

7.Double port site hernias following laparoscopic cholecystectomy: Case report
Hakan Kulaçoğlu
doi: 10.14744/less.2018.84755  Pages 70 - 72 (33 accesses)
Port yeri fıtığı kesi fıtıklarının nadir bir tipidir. Bu yazıda sorunsuz laparoskopik kolesistektomi sonrası her iki 10 mm.lik port yerinde fıtık gelişen bir olgu sunulmuştur. Her iki fıtık laparoskopik yaklaşımla iki ayrı kompozit yama ile onarılmıştır. Port yeri fıtıkları nadir olmakla birlikte iyi bilinen bir sorundur ancak bugüne kadar indekslenen dergilerde çift port fıtığı olgusu bildirilmemiştir. Bir port yerinde belirgin fıtık yakınması ile başvuran hastalarda tüm port yerlerinin fıtıklaşma açısından değerlendirilmesi uygun olacaktır.
A port site hernia is rare type of incisional hernia. This paper reports on a case of herniation through both 10 mm port sites following an uneventful laparoscopic cholecystectomy. The hernias were repaired using a laparoscopic approach with two separate intraperitoneal onlay meshes. Port site hernias are rare but well-known laparoscopic complication; however, no case of double port site hernias has been reported in the indexed journals to date. When a patient is admitted with an evident hernia at one port site, all port sites should be carefully evaluated for herniation.

8.Conservative management of leakage after laparoscopic sleeve gastrectomy
Ismail Ertugrul, Faik Yaylak, Merve Şenkul, Eray Atlı, Ali Tardu
doi: 10.14744/less.2018.02886  Pages 73 - 75 (37 accesses)
Giriş
Laparoskopik Sleeve Gastrektomi bariatrik cerrahide en sık uygulanan cerrahi işlemdir. Ciddi komplikasyonlar morbidite ve mortalite ile sonuçlanabilir. Stapler hattı kaçağı nadir fakat önemli bir komplikasyondur. Burada laparoskopik sleeve gastrektomi sonrası görülen stapler hattı kaçağına non operatif tedavi ile yaklaştığımız olguyu sunacağız.
Olgu
BMI 43 olan 36 yaşında bayan hastaya laparoskopik sleeve gastrektomi yapıldı. Üçüncü gün sorunsuz taburcu edilen hasta beşinci gün sırt ağrısı, ateşi olduğunu söylemesi üzerine tekrar hastaneye yatırıldı. Karın tomografisi ile tip 2 stapler hattı kaçağı olduğu tespit edildi. Hasta konservatif olarak tedavi edildi. 1 sene sonra çekilen karın tomografisinde kaçağın tamamen düzeldiği görüldü.
Sonuç
Sleeve gastrektomi sonrası görülen kaçaklar cerrah için çok can sıkıcı ve hasta için morbid ve mortal olabiliyor. Erken teşhis ve agresif tedavi potansiyel sonuçların üstesinden gelmek için gereklidir. Bazı seçilmiş hastalarda yakın gözlem ile konservatif yaklaşım sleeve sonrası kaçakların yönetiminde yardım edebilir
Laparoscopic sleeve gastrectomy (LSG) is a common surgical procedure for the treatment of morbid obesity. Severe complications may result with significant morbidity and mortality. Staple-line leakage is a rare, but important, complication. Here we present the case of a patient with staple-line leakage after LSG who was treated conservatively. The patient was a 36-year-old female with a body mass index of 43. LSG was performed. The postoperative course was uneventful and the patient was discharged on postoperative day 3. She presented with fever and back pain on postoperative day 5. An intermediate, type 2 staple-line leak was confirmed with computed tomography (CT). The patient was treated conservatively. The patient was well 1 year after the initial treatment and a follow-up CT confirmed complete resolution. Leakage and related morbidity and mortality after LSG may be a challenge for the patient and the surgeon. Early diagnosis and aggressive treatment is essential to overcome potential serious consequences. In some selected patients, a conservative approach with close observation may help to manage leakage after LSG.

TECHNICAL NOTE
9.Laparoscopic sleeve gastrectomy technique: How we do it
Müfit Şansal, Kutay Sağlam, Cihan Gökler, Fatih Sümer, Cüneyt Kayaalp
doi: 10.14744/less.2018.30974  Pages 76 - 80 (39 accesses)
Kliniğimizde toplam 1002 bariatrik prosedür Mart 2006 ile Aralık( 2016 arasında uygulanmıştır. Bunların 833’ü Laparaskopik Roux-en-y Gastrik Bypass (LRYGB) (üç hasta sleeve gastrektomiden revize edilmiştir.), 169’u Sleeve Gastrektomi (SG)’dir. SG’lerin biri açık sleeve, diğerleri Laparaskopik Sleeve Gastrektomi (LSG)’dir. LSG’lerin altı tanesinin kesi hattı elle, diğerlerinin ki ise stapler ile kapatılmıştır. Ayrıca bunların 21’inde ise SG’e ileojejunal by-pass eklenmiştir. Kliniğimizin morbid obezite ameliyat deneyimi açık gastrik bypass cerrahisi ile başlayıp daha sonra LRYGB yöntemine evrilmiştir. Tüm dünya ile beraber bizim ülkemizde de popüler olan sleeve gastrektomi operasyonunu da (Mayıs ayında elle sleeve) Temmuz 2014 itibarı ile kliniğimizde yapılmaya başlanmıştır. Bu yazı aracılığı ile kliniğimizin sleeve gastrektomi tekniğinin nuanslarını ve inceliklerini paylaşmak istedik.
A total of 1002 bariatric procedures were performed at our clinic between March 2006 and December 2016. The laparoscopic Roux-en-Y gastric bypass (LRYGB) technique was performed on 833 patients. Three of the LRYGB procedures were revisions of a previous laparoscopic sleeve gastrectomy (LSG). In 169 patients, the sleeve gastrectomy technique was used. One procedure was performed via laparotomy, but the others were performed laparoscopically. Six patients’ sleeve gastrectomy lines were transected and sutured using a laparoscopic needle holder, while the others were closed with a stapling device. Ileojejunal bypass was added in 21 of the LSG procedures. This clinic’s experience with morbid obesity surgery began with open gastric bypass surgery and later evolved into use of the LRYGB method. Sleeve gastrectomy, which is popular in this country and around the world, has been performed since July 2014 (handmade as of May). This article describes some of the nuances and subtleties of the LSG technique.

LETTER TO THE EDITOR
10.Secure laparoscopic cholecystectomy with surgical technique modification in abdominal situs inversus
Egemen Çiçek, Fatih Sümer, Kutay Sağlam, Cüneyt Kayaalp
doi: 10.14744/less.2018.18894  Pages 81 - 82 (29 accesses)
Abstract | Full Text PDF

11.Anatomic variation of the right hepatic artery during laparoscopic cholecystectomy
Faik Tatlı, Mehmet Gümer, Fırat Erkmen, Uğur Ekici, Osman Bardakçı, Orhan Gözeneli
doi: 10.14744/less.2018.65487  Pages 83 - 85 (37 accesses)
Abstract | Full Text PDF

LookUs & Online Makale